Popüler kültür ve Sosyal Medya her şeyi kullanıyor ve tüketiyor.! Bizler de bilerek veya bilmeden bu vahşi kapitalizmin vahşi kültürüne ve vahşi medyasına destek oluyoruz. Bir yerlere ateş düşüyor. Biz de sözüm ona "sesimizi yükseltiyoruz" kandırmacasıyla ateşe benzin döküyoruz ısrarla.

Osmanlı neden büyüktü biliyor musunuz? Osmanlı'da hiç bir zaman bu şekilde bir haber yayılmazdı çünkü. Böyle olaylar yaşanıyordu belki nadiren. Lâkin olay gündeme gelmiyordu.

Gereği yapılıyordu.

Bir insanın en kutsal hakkı, vahşi bir şekilde elinden alınıyor. Geriye sönmeyecek bir ateş kalıyor. Biz de bu ateşin sönmesi ve bir daha böyle bir ateşin yanmaması için çaba göstermek yerine; utanmadan, sıkılmadan, düşünmeden, görmeden, facebookda durum güncellemesi, twitterda hashtag, TV'lerde boy boy haber yapıyoruz.!. Küfredenleri koyacak bir kefe de bulamadım daha. Siyasilerin, siyasi rant elde etmek için yaptıkları açıklamaların iğrençliğini anlatacak bir cümle ise henüz yaratılmadı.!

Biz bunları yaparken ülkemizin ve dünyanın birçok köşesinde onlarca, yüzlerce insanın en kutsal hakkı olan yaşam hakkı vahşice alınıyor ve biz bunları vahşi kapitalizm, gündemimize düşürmediği için öğrenemiyoruz.

Eğer Yeni Türkiye ve Yeni bir Dünya'dan bahsediyor ve hayalini kuruyorsak; Tek tek, materyalist bir felsefeyle kurulan bu sistemden "Hâk ve Adalet' in tek kaynağı olan Kur'ân'a dönmemiz gerekmez mi?

Siz,"Cana can, dişe diş" hükmünü uyguladığınız zaman; kim, bırakın can almayı birisinin dişini kırmayı aklından geçirebilir?

Düşünün Sultan Ahmet Medyanı'na İstanbul Büyükşehir Belediyesi'sinin bir kamyon taş döktüğünü ve halkın tecavüzcüleri taşlayarak öldürdüğünü. Birilerinin buna "Vahşet" dediğini duyar gibiyim. Sizler, ona bunu yapanları F Tipi Cezaevinde ağırlamaya "Adalet"; taşlanarak öldürülmelerine ise "Vahşet" derken; bense onların taşlanarak öldürülmelerini "Adalet", F tipi cezaevinde ağırlanmalarını "Vahşet" olarak yorumluyorum.

Unutmadan...

İslam Hukuku'ndaki Kısas ve Zina ile ilgili hükümleri "Ben Müslümanım" diyen bizlerin beynine "Vahşet" olarak kazıtan Avrupa'nın, vahşet yapmadan geçirdiği bir gün var mıdır?

Bizler Adaletin yegane kaynağı olan Allah'ın Adil ismini unutarak, Batının İslam'ı yok edebilmek için ürettiği ve vahşet olarak nitelendirerek saldırdığı hükümlere geri dönmedikçe yok olmaya mahkumuz.

Artık görmemiz gerekiyor ki; Adalet bizlerin. Vahşet leş yiyicisi Avrupa'nın görevi. Ne zaman biz gözümü tekrar açarak Adaleti tesis edersek işte o zaman Özgecan Aslan'ın ailesinin içindeki ateşi bir nebze de olsa dindirebiliriz ve bir Özgecan Aslan daha olmasını engelleriz.

Şimdi bir zamanların "Teröre Lanet" mesajları gibi "Tecavüzcülere Lanet" mesajı yazın sosyal medya hesaplarınızda. Vicdanınız rahatlayacaktır. Zaten hiç birimizin sorumluluğu da yok ya bu tür olaylarda...! Mahşer'de de Özgecan'ın hesabı katillerinden sorulacak ya...Bize hiç bir soru sorulmayacak ya...


Bir hafta. Sonrasında "Özgecan kimdi?"

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.